Kültür Turu

Geçen hafta sonu uzun bir aradan sonra sinemaya gittik yine bir çocuk filmine tabi ki. Ekin doğduktan sonra ben Meriç’in sinema keyfine pek eşlik edemedim. Babasıyla ve arkadaşlarıyla gitti benimle de bi iki kez gitmiştir belki. Kendi yaşıma uygun sinemaya ise ne zaman gittim hiç hatırlamıyorum. Bu kez Meriç'te ben de beraber gitmeyi çok istedik. … Okumaya devam et Kültür Turu

Reklamlar

Kararlıyım Blog Yazmaya :)

Eskiden çocuğumun eline kürdan batsa yazardım şimdi Meriç ilkokul üçüncü sınıfın yarısını bitirmiş, zevkleri, istekleri, üzüldükleri olan bir çocuk oldu doğru dürüst okul maceramız bile yok blogta. Ekin Bebe diye bildiğiniz bıdık tam bir dilli düdük, abladan o kadar çok şey kapıyor ki. Meriç İlkokul birinci sınıftayken (bence en zor dönem) nerdeyse Ekin de okumayı … Okumaya devam et Kararlıyım Blog Yazmaya 🙂

Karşı Balkon…

İlk ahşap pencere pervazları söküldü, mutfak dolapları yenilendi, sonra balkon demirleri boyandı… Ama sardunyalar, amcanın gözü gibi baktığı sardunyalar, onlar orda kaldı… Kurumaya mahkûm bırakıldılar… Ah içim sızladı baktıkça onlara… Bi kaç hafta sonra ise hiç olmadığı kadar şenlikliydi balkon. Meriç’in arkadaşıymış taşınanlar, bizim ki mutlu. Benim aklım ise balkonun eski sahibi olan amcada… Ne … Okumaya devam et Karşı Balkon…

Güzel Datça

Aile meclisi benim tatil ve gezme için seçtiğim yerleri çok fazla dolambaçlı, çok fazla sakin çok fazla köy gibi bulduklarını bildirdi. Haksız da sayılmazlar. Anlamadığım köyde doğmuş büyümüş biri neden bu kadar doğaya aşık olsun, bilim adamları bunu açıklayabilir mi acaba? Yolda Meriç’e ‘ayyy şu çiçeklerin güzelliğine bak’ diyorum o da bana ‘evet anne çok … Okumaya devam et Güzel Datça

Senenin En Güzel Zamanları Bunlar

Senede birkaç günü beraber geçirmek için özlem biriktirdik, hasret biriktirdik… Sonra ‘senenin hangi zamanı buluşalım’ diye konuşmaya başlayınca heyecan sardı içimizi. Ev sahibi olmak ayrı heyecan, planı yapan bendim bu sefer… O birkaç günü unutulmaz kılmak, bir yılın acısını en güzel şekilde çıkartmak istiyoruz hepimiz. Planı yaparken daha çok önceden bizim keşfettiğimiz en güzel yerleri … Okumaya devam et Senenin En Güzel Zamanları Bunlar

Alaçatı Ot Festivali

Alaçatı Ot Festivali Egeli olmak demek çoğu kimsenin tanımadığı bilmediği otları, sebzeleri bilip bayıla bayıla yemek demektir. Ve bence sebze ve ot, et ile karışmamalıdır. Bir kere, et ettir, ot ottur ve öyle de kalmalıdır. Bazı istisnalar vardır bununla ilgili benim de yakıştırdığım. Mesela arapsaçı kuzu etiyle bir arada olabilir, kereviz ve enginar da etle … Okumaya devam et Alaçatı Ot Festivali

Ekmek Sevgiydi

Ekmek neydi? Ekmek iyilikti, dostluktu, ekmek emekti… Son zamanlarda uykularımda bile doğal yaşam, organik havuç, köy ekmeği, köy tavuğu diye sayıklar oldum ben de çoğu yurdum annesi ve bireyi gibi. Sonum Canan Karatay’a benzeyecek ondan korkuyorum. Allah’tan köyden geldim de çok da hayal değil benim için doğalına ulaşmak. Aldığımızın gerçekten köy yumurtası olup olmadığı endişesinden … Okumaya devam et Ekmek Sevgiydi

Affettim…

Unutmalı mı? Unutmamalı mı? Affetmeli mi? Affetmemeli mi? Bize yapılan kötülükleri diyorum unutmalı mı, unutmamalı mı? Yazmalı mı bir kenara, aman sende deyip geçmeli mi? Bizi üzen insanları, haksızlık yapanları affetmeli mi? Unutmak istemediğim güzellikler, iyilikler olduğu gibi kötülükler de var bana yapılan, hak etmediğime inanmadığım. ‘Unutma bunu’ diyorum kendime ‘unutma!’ Sanki ne yapacaksam, ne … Okumaya devam et Affettim…

Özgecanımız Yandı

Üniversiteyi kazandığımda sevindim sevinmesine ama babamı düşünüp tepkisinden de çekindim. Babam İzmir’de bir yer olursa gönderirim diyordu hep, ama olmamıştı Edirne çıkmıştı. Arkadaşımda kalmama bile izin vermeyen babama bunu korkarak söylediğimde onun içinde nasıl fırtınalar koptu kim bilir ama bana ‘olsun kızım’ dedi, ‘ben sana güveniyorum…’ O zamanlar güldüğüm, komik bi bahane olarak düşündüğüm cümle … Okumaya devam et Özgecanımız Yandı

Yokluğunuzda…

Blog dünyasından ayrı kalmak hiç iyi olmadı. Ne çok sevdiğim blogger arkadaşlarımın bloglarını okuyabiliyorum ne de kendim iki satır yazdığımda rahatladığım, mutlu olduğum bloguma girebiliyorum. Daha önce bahsetmiştim bloglar işyerimde sakıncalı bulundu diye… Bu arada iyi - kötü ‘bunu bloguma mutlaka yazmalıyım’ dediğim şeyler yaşadım, üzerinden zaman geçince yazma hevesimin kaçtığı şeyler… Yokluğunuzda çok kitap … Okumaya devam et Yokluğunuzda…