Karşı Balkon…

İlk ahşap pencere pervazları söküldü, mutfak dolapları yenilendi, sonra balkon demirleri boyandı… Ama sardunyalar, amcanın gözü gibi baktığı sardunyalar, onlar orda kaldı… Kurumaya mahkûm bırakıldılar… Ah içim sızladı baktıkça onlara…

Bi kaç hafta sonra ise hiç olmadığı kadar şenlikliydi balkon. Meriç’in arkadaşıymış taşınanlar, bizim ki mutlu.

Benim aklım ise balkonun eski sahibi olan amcada… Ne acı ismini bile bilmiyorum. Karşı bloktaki amca… Uyumadığında balkonda oturur-du saatlerce, sigarasını içer-di, parkta oynayan çocukları izler-di. Bazen onlara şeker atardı ama o gıcık olduğum şekerci amcalar gibi değildi o… Yalnızdı, yalnızlığını paylaşıyordu… En güzel en saf çocuklar paylaşırdı. Bazen onlara çıkışırdı tam balkonunun altındaki leylak ağacını hırpaladıklarında. Çok sevdiği rahmetli eşiyle dikmişler…

Ne ilginç o balkondaki sardunyalar gibi aklıma yerleşmiş amcanın görüntüsü, orada gözümün alıştığı bir detayın yokluğu sanki beni asıl üzen.