Kartsız da Yaşanıyor Azizim

Bu yazıyı yazmak için biraz bekledim. Çünkü bu konuda pek kendime güvenmiyordum. Ama kredi kartlı yaşantımda kredi kartıma inanılmaz güveniyormuşum. Bunu şimdi daha iyi anladım. Nasıl anladım. Dur anlatayım.

Geçenlerde arkadaşım aradı dedi ki: ‘Biz AVM’ye gidiyoruz hadi siz de gelin çocukları sinemaya bırakır biz de bir şeyler içeriz’ dedi. Olur olur dedik. Oğlunun da doğum günüymüş minik bi kutlama yapacakmışız. Biz yola koyulduk iki bebeyle. Önce doğum günü çocuğuna hediye almak için AVM’de bulunan oyuncakçıya gittik. (Haklısınız iki bebeyle oyuncakçıya gitmek bir delilikti.) Allah’tan ben bebelere girmeden önce sadece arkadaşına hediye alacağımızı belirttim. Tamam dediler. Ama gözlerinde değişik bi ışık yandı ikisinin de. Bunlar oyuncakçı da deli danalar gibi koşturup ellerinde her defasında ebatları küçülen başka bi oyuncakla karşıma geldiler. Hayır dedim ben. KARARLI olmak biz annelere öğretilen ilk ve çok önemli kural. Ama sonra o gözlerdeki masum ifadeye dayanamadım minik minik bişiler onlara da aldım kasaya gittim. Ellerim cüzdanda kredi kartı ararken sordu kasiyer nakit mi kredi kartı mı? Aaa kartım yok ki benim. Hemen etiketlerine tekrar baktım. (Görüyor musun kredi kartım olsaydı bilinçsiz bir alışveriş olacaktı.) Minik şeylerin uçuk fiyatına sinir olarak ödemeyi yaptım çıktım. 

Oradan çıkınca -ki daha ilk duraktı sinemaya gidene kadar neler görecektik- bebeleri karşıma dizdim. Bakın dedim elimde kalan para bu sinemaya yetip yetmeyeceğini bile bilmiyorum. O yüzden benden artık bir şey istemezseniz sevinirim. (Açık konuşmak da kurallarda vardı sanırım) Benimkiler bir anlayışlı ki sormayın. Meriç ‘anne seni zor durumda bırakmak istemezdim’ dedi. Nasıl dayanır anne şimdi buna yavrum benim. 

Sinema kısmına gittik ama ben başka bir boyuta geçtim durmadan toplama bölme vs. hiç sevmediğim matematik işlemleri dönüyor kafamda. Bir yandan dua ediyorum şurdan rezil olmadan çıkayım diye. Cinemaximum ne kadar pahalı ne kadar kazık bir yermiş meğer milyon kez gittiğim halde asıl kartım olmadan gittiğimde anladım. Ben hesabımı bitiremeden geldi arkadaşlar. Ben onlara durumu çaktırmadan Ekin’i sinemaya bırakmama hesabını yapmıştım (e iki kişi iki ile çarpmak demek hiç uğraşamam). Derken işyerinden bi arkadaşı görmeyeyim mi? Kesin dedim Allah gönderdi o bir melek (Beki’nin ruhu şad olsun🤗) Selamlaştık falan ama ben bi türlü ‘ya çok zor durumdayım bana biraz borç verir misin yarın veririm?’ diyemiyorum. Melek de olsa çekiniyor insan demek. Ayrıldık onunla da. Hay dedim kredi kartımı parçalayan ellerim kopaydı. (bu arada o gün yanımda olan,karşılaştığım arkadaşlarımın yaşadığım sıkıntıyı paylaşsam yardımcı olacaklarından şüphem yok ben istemedim.Alınmasınlar 😉) 

Bu kredi kartsız ilk yaşadığım zorluktu. Sonraki zorluğu online alışveriş sitelerinde yaşadım. Neyse ki oralarda alışveriş sepetini doldurup almadan çıkmaya alışmıştım. Kimseye rezil de olmuyorsun siteyle senin aranda. Aaa site sonra mail gönderiyor o başka “beni sepetinde unuttun” diyor. Bence utandırmak için yapıyor ya da hatırlatıyor gerçekten aklından çıkmasın falan istiyor. (rüyama giriyor be markafoni yapma böyle şeyler)

Şimdi kapıda ödeme yapan hesaplar yeni gözdem 😄 Bir de eşimin kredi kartını mecbur kalınca kullanıyorum valla,  misal aliexpress kapıda ödeme kabul etmiyor ne yapayım. 

Ama gittiğim mağaza da hangi kart diye sormuyorlar mı? Nakit alışverişin hiç faydası yok çoğu yerde, peşin fiyatına 60 taksit yapıyor adam. (Matematiğim tavan bu aralar) Çıkıyorum gözlerim yaşlı… (şaka ya ağlamıyorum gözüme toz kaçtı)

Zorlukları olmasına rağmen hesabını kitabını bilerek yaşamak da güzel bir farkındalık bence 🤔

Kimseye kartının kıymetini bil onu benim için de öp kokla diyemediğim gibi kes parçala onu da demiyorum bunlar benim deneyimlerim. 

fotograf kredi kartlarımı parçaladığım günkü instagram paylaşımımdan…