Yok Gibi Yaşamak

Tam olarak kendini bu yalan dünyaya ne zaman kapatmıştı bilmiyorum. Babannemin ölümünde başsağlığına geldiğinde gördüm onu o halde. Hiç konuşmadığı gibi hiç bir duygu belirtisi de yoktu. Konuşulanları anlamak ya da cevap vermek gibi bir derdi de yok gibiydi. Bedenen yakınımızda olsa da ruhen çok çok uzaklardaydı. Bakışlarından belliydi. Anneme sordum sonra ‘nesi var?’ diye. Uzun zamandır böyleymiş. Konuşmuyormuş hiç kimseyle, gülmüyormuş, ağlamıyormuş, öyle uzaktaymış hep bakışları. Çok içime dokundu büyük yengenin o hali. ‘Yok’ gibiydi…

Ben kendimi bildim bileli oğluna ait evin bahçesindeki iki minik odalı evde yalnız yaşadı sonra oğlu hastalandı, vefat etti o da bir süre sonra kızının yanına yerleşti.

Bizim orda şikayet etmez yaşlı nineler, dedeler, teyzeler… Hep bir kabulleniş hali vardır onlarda. ‘Oğlum ilgilenmedi, gelinim bakmadı’ demezler, ‘aman onların düzeni huzuru bozulmasın da ben şuracıkta bi soğan bi kuru ekmekle idare ederim derler’ ölene dek öyle yaşar giderler, zaten hayattaki tek amaçları budur ‘kimseye muhtaç olmadan yaşamak…’

Ama o ne olmuştu da bu kadar küsmüştü hayata, insanlara… O zaman ölü gibi yaşamak bu olsa gerek diye düşünüp içim acımıştı haline. Aileden, eşten, dosttan hatta torunlarından vazgeçip ölümü beklemek nasıl mümkün olabilirdi ki? İntiharın sessiz hali adeta… 😦

Öldüğünde ailenin büyüklerinden birini daha kaybetmiş olmanın burukluğunu yaşasam da ‘kurtulmuş’ demeden edemedim…Benim için garip ve acıklı bir hikayeydi bu… Bitti…

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s