İlk İşim

#blogfırtınası 11. gün

İlk işim mi? Hala ilk işyerimde çalışıyorum ki zaten  🙂

 O halde iş anlamında önemli adım sayılabilecek olan staj deneyimimi paylaşmak isterim.

 İzmir Büyükşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Bürosuna (Şimdiki adı Hemşeri İletişim Merkezi) üniversite sonu stajımı yapmak için başvurdum. Kabul edildi.

 Mutlu olmuştum çünkü İzmir yaşamak istediğim şehirdi ve Belediyenin yeri de harikaydı. Kendime kalacak yer de ayarlamıştım Kredi Yurtlar Kurumunun İnciraltındaki Yurdu. Nefis bir yerdi gerçekten. İşyerim deniz manzaralı ama şehrin en kalabalık, en merkezi yerinde; kalacağım yer ise şehirden uzak, sakin bir sahil kasabası kıvamındaydı (o zamanlar öyleydi).

 Sonra kalacak yerde sorun çıktı halam ve eniştem ‘burada biz dururken yurtta murtta kalamazsın’ deyip beni bağırlarına basıp kapılarını açtılar. Onların evi Eşrefpaşa’da iş yerime de yürüme mesafesindeydi. Önce biraz naza falan çektim kendimi ama sonra beraber yapacağımız neşeli muhabbetleri ve tabi akşam geldiğimde hazır bulacağım yemeği falan düşününce tekliflerini kabul ettim. Bu durumda akşamları sahilde dolaşma hayallerim suya düşmüş olsa da halam ve eniştemle unutamayacağım anılar biriktirdim. Evde Sezer bebek vardı o zamanlar, onunla zaman geçirmenin ne kadar keyifli bir şey olduğunu daha sonra fark edecektim. 4-5 yaşlarında olan evin büyük oğlu Ömer ile ise aramız pek iyi değildi 😉

 Neyse iş deneyimim diyordum. İşyerimde ilk günün öncesi çok heyecanlıydım takım elbiseli ablalar ağabeyler ile gayet ciddi bir çalışma ortamı bekliyordum. Önce birim şefimiz ile tanıştım bana çok iyi davrandı çok konuşmadı ama beklediğim gibi sert biri değildi. Diğer tarafta sekiz kişi falan vardı. Bir de benim gibi bir stajyer. Herkesle tanıştım, ilk günden edindiğim düşünce ne kadar rahat ve neşeli insanlar olduklarıydı. Çok rahatlamıştım. O gün yaptıkları işi tam olarak anlamadım. Diğer stajyerle tanıştık benden biraz küçük, uçuk kaçık bir şeydi. Pek uyuşamadık kendisiyle. Sonra ki günlerde Esin geldi. Onunla harika bir takım olduk. İki iyi arkadaş olduk. Biz işi öğrenmeye çalıştıkça elimize fotokopi tutuştursalar da, biz soru sordukça bizi çay almaya gönderseler de sevmiştik burayı.  Şimdi burası Halkla İlişkiler Bürosu ya dolayısıyla halkın belki tek girebildiği derdini anlatabildiği yer burası Belediye de. Dertli halk gelip derdini bir büro görevlisine anlatıyor biz de Esinle dinliyoruz sonra Vatandaş gidiyor derdi bizde kalıyor Esin ağlar ben ağlar… İkimizde gerçek hayatın acımasız yüzüyle burada tanıştık.  Dertli insanlara çare olmaya gerçek anlamda çabaladık. Hatta bazısını sonrasında aradık sorduk evimizden yardım getirdik işte yaptık bişiler.

Bir de burayı telefonla da arayanlar oluyordu bir keresinde bir kadın ‘evime üst kattan su geliyor’ diye arayarak komşusunu şikayet ediyordu, anlatıyor da anlatıyor meğer kardeşiymiş şikayetçi olduğu komşu. Bende koskoca kadına ‘hanımefendi kardeşinizmiş ne olur aranızda konuşup anlaşsanız arayıp şikayet etmek ayıp olmuyor mu?’ falan diyorum. O sırada hooop telefonu elimden aldı bir abi meğer biz şikayeti dinleyip adres, telefon alıp kapatacakmışız 🙂 Sonra bende kaç kez Esin’i yakaladım gizli gizli ağlarken, telefonda vatandaşla dertleşirken 🙂 Şimdi hatırlamıyorum pek ama iyi malzeme olmuşuzdur diğer büro personeline.

Keyifli kısmı Esin ile yaşadıklarımızdı… Öğle arası çabucak bişiler atıştırıp, kah Kemeraltını turluyorduk, kah YKM’ye gidip parfüm testerlarıyla en pahalı parfümleri test! ediyorduk. Ya da bir cafe de kahvelerimizi yudumlayıp sohbet ediyorduk. Staj bittiğinde üzülsek te artık hayat boyu ayrılmayacağımızı anlamıştık. İlk iş deneyimim gerçek hayatla yüzleşmek anlamında acı verici de olsa çok katkı sağlamıştı. Çok güzel bir dostluğun temelleri orada atıldığı için de unutulmaz bir deneyim olmuştu.

11. günün konusu: İlk işiniz hakkında yazın.

İlgili Link: http://tamamenatiyorum.com/2013/11/30/blog-firtinasi/

İlk İşim” üzerine 2 yorum

  1. Canım arkadaşım benim, klasik olacak ama çok şanslıyım orada seninle vakit geçirdiğim için. Hesapladım tam 16 yıl olmuş, 16 yıldan beri hiç ayrılmadık,hiç kopmadık birbirimizden,hiç görüşmesek bile görüştüğümüz zaman kaldığımız yerden devam ettik. Herkese nasip olmaz kendi gibi,kendinden biri gibi dostluklar,ben çok şanslıyım kendimden gibi seni buldum…
    Hayatımda ilk bilgisayarı sen kullandırdın bana, bugün bu yazıları yazabilmemin temelini sen attın 🙂 Vallahi bu yazı yetmez, Allah nasip ederse 60 yaşımızda da yazı bekliyorum senden…
    Neyse Şükü, şunu bil seni kalbimden seviyorum, hem de çok seviyorum…Bu yazı da bütün yazıların gibi çok güzel olmuş..Çok duygulandım..

    • Dün yazıyı yazdım taslaklara attım sonra senle mesajlaşmaya başladık. Ben ‘sana süprizim var’ dedim sadece. Sonra sen birden Belediye maceralarımızı anlatmaya başladın senin temiz kalbinden emindim ama yine de hemen bloguma baktım acaba yine taslaklara atacağıma ‘yayınla’ tuşuna mı bastım diye baktım yok yayınlamamışım. Tırstım biraz :)))
      Şaka bir yana sen de benim şansımsın, kıymetlimsin… dostum seni çok seviyorum. Umarım 60.yaşımızda da yazmak nasip olur 😉

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s