Kıskançlık sinsi bir belaymış

Kıskançlık sinsi bir hastalıkmış meğer ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan, oh be ne güzel de atlattık dediğim anda ortaya çıkıveren…

Oysa ben bu hastalığı alt etmek için çok çaba göstermiştim, ta hamileliğimden itibaren ilk göz ağrım biricik Meriç’imle oturup çok sohbetler etmiştik evimize gelecek olan yeni misafirimizle ilgili. Öyle hazırlıklıydı ki, zaten kendisi istemişti sorun yoktu gelebilirdi. Heyecanla bekledi, merakla bekledi… Ve geldi… Bizim abla olmaya dünden hazır Kumri kardeşini gerçekten çok sevdi, okuldan geldiğinde önce kardeşine koştu çok özlemişti çünkü. Ve gelenlerin kardeşine hediye getirmesini, onu sevmesini kıskanmak yerine öyle anlayış gösterdi ve sevindi ki… Ama bu arada bende onu hiç ihmal etmedim, ilgimi hep üstünde tutmak için çaba sarfettim. Mesela yorgunluktan ölsem de yatma saatinde yanında uzanıp kitabını ben okudum, milyonuncu kez ‘anne gelir misin, anne bak’larına tamammül gösterdim, onunla oynadım, parka çıktım, açıkcası bebeğim nasılsa anlamıyor diyerekten enerjimin çoğunu onun için harcadım. Ve tam da karşılığını da aldığımı düşünürken; ‘Tamam atlattık amannn hiç de korkulacak bir şey yokmuş’ derken geldi girdi aramıza kıskançlık belası.

Açıkca söylediği bir şey yok, ki açıkca söylese daha iyi olurdu sanırım. Dese ki anne kardeşimi daha çok öptün, daha çok sevdin demiyor işte. Kardeşine pek bi zararı da yok, ısırıp mıncıklamıyor en azından. Ne mi yapıyor huy değiştiriyor. En korktuğum, en zorlandığım şey benim. Ama bebekliklerinden itibaren hep yaşanır bu kaçınılmaz süreç. Bebekken daha kolaymış meğer bu huy değişikliklerini atlatmak. Şimdi ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilmez haldeyim. Gitti gül gibi kızım geldi her şeye ağlayan zırlayan Meriç.  Mesela bir yere gideceğiz Meriç’e bunu bildirdiğimizde sevinmesi gerekirken ağlıyor, mızmızlık yapıyor. Neymiş evde oynamak istiyormuş bıdı bıdı… Ama gitttiğimiz yerden dönerken de aynı şekilde. Ya da eve misafir geliyor amanın yarabbim Meriç’in hiç yapmayacağı şeyler ama bir bakıyorum ki alasını yapıyor. İki laf ettirmiyor, birşey bulup ağlıyor, zırlıyor. Alayım karşıma oturup muhabbet edelim çözelim diyorum ı ıh kolay değil öyle.

 İki yaş sendromu halt etmiş yanında bu yaşta daha zormuş sendrom atlatmak. Psikolojisi daha farklı, okula başlayacak, ne bileyim artık büyüyor işte… Kardeş kıskançlığı yaşaması normalmiş öyle diyor uzmanlar, yaşamazsa bu anormalmiş.  Gelmesine ses çıkarmadı da, bebe hareketlenince, şirinlikler yapmaya başlayıp daha bir sevimli olunca ablanın kıskançlık duygusu ortaya çıkıverdi işte . Laf aramızda ben de çok kıskanmıştım kardeşimi aynı şekilde aramızda altı yaş vardı.Ben geldiği andan itibaren göstermiştim tepkimi annem ne yapmıştı hatırlamıyorum. Muhtemelen benim kadar sorun etmemiştir. Her çocuk farklı yaşıyor duygularını demek ki.

Sabır sabır ya sabır…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s