İkinci Çocuk Üzerine

Evvet, kızçelerimi uyutup hep aklımda olan ikinci çocuk hakkındaki yazımı yazabilirim. Ziyaretime gelen, arayan eş, dost ve akrabalarımdan sıkça İkinci çocuk nasıl bir şey?, nasıl karar verdiniz?, zor mu? ablasının davranışları nasıl? gibi soruları sıkça duyuyorum.

Meriç’in bebekliği baya zordu bir kahve yapıp içemediğimi hatırlıyorum ki biliyorum içebilsem hayat o kadar zor gelmeyecek. Akşam eşim eve geldiğinde tanınmayacak halde oluyordum. Saçım başım darmadağın, üzerimdeki kıyafet kusmuk içinde ve evin hali de en az benim kadar içler acısı durumdaydı. Ama çok şükür geceleri iyi uyuyan bir bebekti de bu sayede toparlanabiliyordum.

İkinci çocuğu hep istedik ama hep de erteledik,  ertelememizde o zor dönemleri unutmamanın etkisi çok oldu sanırım. Herkesin kardeşi olacak diye birşey yok demeye başlamıştım ki geçen sene Meriç sürekli kardeş istediğini dile getirip ağlamaya başladı. Biz elbette o sussun diye yapmadık ama yapmazsak ta ona haksızlık yapmış olacağımızı düşündük. Ve işte Ekin geldi çok şükür geldi.

Zor olmaz mı iki çocuklu hayat elbette zor. Mesela bu yazıya başlarken kızçelerimi uyuttum yazımı yazmaya koyuldum demiştim yaklaşık iki saat önceydi. Bu arada Ekin uyandı, onu emzirdim, altını temizledim, uykusu olduğu halde uyumayan kızıma uzunnn şişşşt sesi yapıp salladım ama nafile uyumadı. Kucağımda dolaştırdım, ayağımda salladım neyse ki bi şekilde uyudu.

Ablasının davranışlarına gelince, kardeşiyle çok ilgili, ona çok merhametli bir abla olmasına karşılık bize karşı hırçınlığı baş göstermeye başladı. Zaten hep ilgiyi seven bir çocuktu ama bugünlerde daha da arttı ilgi beklentisi. Bunlar beklenen şeylerdi başta yapmayınca süper bir kızım var diye düşünmeye başlamıştım. Geçen gece kucağımda kardeşi varken onun da uykusu geldi onu kucaklamamı isteyemedi bebek var diye ama yakınımda uzandı ve sırtını kaşımamı istedi. Ben zorlanınca ”kucağına gelmek istiyorum ama kardeşim olduğu için gelemiyorum sen sırtımı kaşırsan kucağındaymışım gibi olurum” dedi. Benim de o anda gözlerimden yaşlar süzüldü. 

Bu arada Meriç’in ne kadar büyüdüğünü anladım İkinci çocukla. halbuki o benim gözümde hala bebekti. Minicik elleri, minicik burnu olan tatlı bebeğimdi benim. Şimdi Ekin’e bakınca meğer ne kadar büyümüş kızım diyorum. 

Benimse ikinci çocuk ile ilgili en başta korkum onu Meriç’i sevdiğim kadar sevemezsem korkusuydu. Ama ilginçtir ki tüm zorluklarına rağmen o da ilk çocuk gibi seviliyormuş. Öyle kendiliğinden gelen kendisiyle birlikte gelen bir sevgi bu daha hastanede ilk karşılaşmada hissettiğim bir sevgi o da çoktan kalbimdeki yerini almıştı bile. Yani Meriç’e ayırdığım zaman azalmış olsa da sevgim de hiç azalma olmadı.

Resim 469

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s