31. Hafta – Şaşkın Gebe

Meriç’in aslında yaşına göre normal olan davranış, hal, hareket ve konuşmalarına bile şaşırıp duruyorum ya hani ben, hangi ara büyüdü bu kız böyle diye şaşkın şaşkın düşünüp duruyorum ya, işte şimdi karnımdaki bebe için başladım aynı şaşkınlıklara. Daha çooook zaman varmış gibi gelirken, şimdi doğum ne zaman diye soranlara iki aydan az dediğimde ağzımdan çıkan cevaba önce kendim şaşırıyorum. Onun içimde büyüdüğünü hissetmek keyifli olduğu kadar heyecan verici, doğumu düşündükçe ise… hımmm karışık 🙂

Akıp giden zamanın içerisinde şaşkınlıklarıma yenilerini ekleyip koca göbeğimle yuvarlanıp giderken artık alışveriş zamanı geldi diyerek yarın için annemle sözleştik. Annemle bir çok konuda olduğu gibi alışveriş konusunda da çok iyi anlaşırız. O yüzden yarını heyecanla bekliyorum.

Alacaklarımın listesini yaptım bazı siparişleri de internetten verdiğim halde bir günde bitecek gibi değil ama hiç değilse önemli olanları halletmiş oluruz. Kendimi hareketlerimin hissedilir şekilde kısıtlanmasına rağmen iyi hissediyorum en çok Meriç ile beraberken zorlandığımı hissediyorum, yat-kalk-koş-sürün gibi eğitimler ağır geliyor haliyle zaten yeteri kadar ağır olan bünyeme. Bunun dışında iki haftadır  mide yanması sorunum var ki ne yesem yanıyor gibi. Yediklerime bebişimin tepkisini hissetmek ise çok eğlenceli. Benim aksime tatlıya bayılıyor bu bebiş 🙂

Geçen haftayı bayramdı, misafirdi, tatildi derken yazamadım ya biraz da bayramdan bahsedeyim; Bu bayramı annemlerde bütün aile bir arada geçirdik. Bu yüzden çok özeldi. Kızkardeşim arşı arşı memleketlere gelin gidince böyle oluyor beraber geçirilen bayramlar daha kıymetli oluyor… Sabahları erken kalkan Meriç sayesinde kardeşim, ben ve Meriç annemlerdeki Meriç’in odasında çok keyifli bol kahkahalı sabahlar geçirdik, Meriç’in kardeşi de bize eşlik etmek istercesine, ben de buradayım dercesine hareketleriyle kendini hissettirdi ki Meriç bi keresinde ”Anne kardeşim bize gösteri yapıyor galiba” dedi. Bayram tatili bittiğinde kardeşimi uğurlarken ise benim sessiz gözyaşlarıma inat Kumri çok ağladı, yalvardı gitmeyin diye, hepimiz çok üzüldük onun bu yakarışlarına teyzesine olan sevgisi çok başka çok özel…

Haftaya ise 32. hafta bitmiş olacak ve yasal olarak başlayacak olan doğum iznimin bir ayını doğum sonrası kullanmak için erteleyeceğim . Ama düşündüm de 32. hafta da izin kullanılması aslında çok doğru düşünülmüş. İşim beni yormasa da artık izne ihtiyacım olduğunu hissediyorum. Ama işte sonrasını düşündüğüm için de çarçur etmeyeyim iznimi diye erteliyorum.

Çok dağınık yazdığımı farkettim ama zaten kafam da aynen böyle deyip durumu özetleyip huzurlarınızdan ayrılıyorum… 

 

Benim pabuç

Bu arkadaşlık ilişkisi, ne zaman anne – çocuk ilişkisinin önüne geçmeye başlıyor? Kumrimle başbaşayken, sarılıyoruz, öpüşüp koklaşıyoruz doya doya, oyunlar oynayıp faaliyetler yapıyoruz mutlu mutlu ama gelin görün ki boyu boyuna, huyu huyuna uygun bir arkadaş bulduğunda pabucumu fırlatıp atıyor. Daha erken değil mi arkadaşların annenin önüne geçtiği zamanlar için?

Bazen yanında arkadaşı varken beni aramaması işime geliyor rahat rahat işimi yapıyorum falan ama içten içe de bozuluyorum bu duruma düne kadar ben değil miydim senin en iyi arkadaşın? Yahu iki dakika yakamı bırakmadığın için  çorbayı beraber karıştırıp, evi beraber süpürdüğümüz günleri ne çabuk unuttun? Takıldığım şey aslında daha bunun lise arkadaşlığı falan var ileride (en çok kendimden biliyorum) o zamana atılacak bir pabuç da kalmayacak benim halim nice olacak?

Ve evet ben kıskanç bir anneyim :/

İşte bir arkadaş bulmuş yine kendine

29. Hafta – Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın

Bu hafta şikayet yok söz 🙂

Bir kere iyot kısıtlı diyete veda ettim en çok ona seviniyorum. Tokken yapılan 75 gr.’lik şeker yüklemesinin sonucunda yüksek çıkan şekerim neyse ki açken yaptırdığım 100 gr’lik şeker yüklemesinde normal çıktı. Saatler süren açlık, mide bulantısının sonucunda yeni bir diyet yapmak zorunda kalmayacağım için bu sıkıntıları da unuttum gitti. Bu arada şeker yüklemesi ilk hamileliğimde yapılmayan bir testti. 

Kendimi bebeğimin tekmelerini hissettikçe daha iyi hissediyorum. Uzun süre hareketlerini hissetmediğimde ise gergin oluyorum. Mesela geçenlerde iş yerinde stresli, sıkıntılı bir gün geçirmiş üstüne bir de bebeğimin hareketlerini pek hissetmediğim için  iyice gerilmiştim. Aynı günün akşamında eşim elini göbeğime koydu ve ”nasılmış bugün benim meleğim?” dedi. Ben de o an ona patladım ”ne bileyim ben nasıl, sanki bütün gün ultrason aletiyle dolaşıyorum bıdı bıdı… ”Adamcağız neye uğradığını şaşırdı tabi. Sonrasında koltuğa uzandığımda minik meleğim tekmeleri art arda sıraladığında ”babası hiç sormuyorsun kızım nasıl diye” dedim. Bana öyle bir bakışı vardı ki ama sadece ”ah senin şu hormonların” diyebildi. Adam sabır küpü oldu resmen 🙂 (bu arada ultrason aletiyle dolaşmakta fena fikir değilmiş di mi?)

Bu hafta ayaklarım çok şişti, diyeti bıraktım diye tuzu fazla mı kaçırdım ya da hareketsizlikten mi bilmiyorum ama şükür o da bugünlerde normale döndü. Normal sızlanmalar dışında çok şükür iyiyim. Harvey Karp’ın Mahallenin En mutlu Bebeği isimli kitabını okudum. Okuduklarımı hayata geçirmekte kolay olur inşallah. Ama annelik fedakarlık demek zaten çok ta kolay olmayacağını biliyorum. Şu an her ne kadar Kumrimi büyütüp daha düzenli bir hayata geçmiş olsam da, bebeğimin gelmesiyle bu düzen altüst olacak olsa da ve bundan gözüm biraz korksa da, heyecanla bekliyorum Elif Ekin‘imizi 😉

Hem şöyle bir söz vardı Elif Şafak’ın Aşk isimli kitabında Şems’in Kırk Kuralı içerisinde yer alan ve benim çok sevdiğim:

“Hakk’ ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol.

Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.

“Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme.

Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?”

Alışveriş olayına kaplumbağa hızıyla devam ediyorum. Park yatakta karar kıldım, siparişini de verdim. Bayramdan sonra da annemle alışverişe çıkacağız hızlandıracağız şu işi. Sende o zamana kadar uslu dur bebeğim 🙂

28. Hafta – Eyvah yine mi diyet?

Dün sabah saatlerinde bu yazıyı yazıyor olsaydım ohhh çok mutluyum sevgili günlük diye yazıma başlıyor olacaktım. Evet tahmin ettiğiniz gibi yine bir sızlanma yazısı. Hatta isyanlardayım…

Salı günü gittiğim doktor kontrolüm çok iyi geçti bebeğimi gördüm nerdeyse 1.5 ay olmuştu görüşmeyeli, iyi de gördüm şükür büyümüş, serpilmiş daracık yeri olmasına rağmen kıpır kıpır, doktor kilosuna 1200 gr. dedi. Maşallah! Sonra rutin muhabbetlerimizi yaptık, şikayetin var mı? ilaçların bitti mi? kilon, yediklerin (ya da yemediklerim) derken ‘sana şeker yüklemesi yapılmadı mı?’ dedi (tam da tatilime gelen randevu tarihini değiştirdiğim için 24 – 28. haftalar arasında yapılan bu tahlil yapılmamıştı.) Ben yapılmadığını söyleyince ‘yapalım onu önemli’ dedi. Doktor’a karşı gelmek olmaz tabi ama Allah biliyor ya ben hiç istemedim o şeker yüklemesini. Neyse aldım 75 gr. Glukoz ve 500 ml. su indim laboratuvara, glukoz ve suyu bir güzel karıştırdı abla. O şeyi içmeden önce kan aldılar, içtikten sonra da iki kez birer saat arayla kan aldılar. Bu arada ben tiroid değerlerime de bakılsın istediğimden fazla kan aldılar.

Neyse çıktım hastaneden midem allak bullak olmuş şekilde. Ertesi gün de hastanenin sitesinden sonuçlarımı aldım, şöööle bir baktım aman herşeyim nerdeyse normal hatta en çok merak ettiğim tiroid değerlerim bile. Hemşire arkadaşım sonuçlarıma baktı ‘normal’ dedi. Ben rahatladım tabi. Sonra ertesi gün nasıl aklıma geldiyse kadın doğum doktorum ve endokrinoloji doktoruma da bir göstereyim bakiim dedim sonuçlarımı. Kadın doğumcum: ‘şekerin yüksek çıkmış gel 100 gr’lık glukozla tekrar yükleme yapılsın’ dedi. Meğer normal değerler arasında görülmesine rağmen benim ikinci saatte 153 olan değerimin 130-140 civarı çıkması gerekirmiş. ‘Belki tokken yüklendiği içindir’ falan desem de yapılacaktı işte yeni yükleme. Bu kez acaba tiroid yüzünden mi diye diğer doktorumu aradım sonuçlarımı faksladım şekerin yüksek çıkmış diğer yüklemeyi yaptır görüşelim dedi. Ama bir de iyi bir şey var ki  Tiroid değerlerim ikidir normal çıktığı için diyeti bırakmamı da söyledi. Sevinmesine çok sevindim de şeker olayı kafamı kurcaladı. Bi kaç gün sonra gidip ikinci yüklemeyi de yapacağız İnşallah bu kez iyi gelir sonuçlar da yeni bir diyet listesi girmez hamilelik hayatıma.

Tatlıyla, şekerle aram pek iyi olmamasına rağmen bu  haftayı da böyle fazla şekerli bir gebiş olarak kapattık…  ha bu arada şeker demişken siz şekerle ilgili şu yazımı okumuş muydunuz? 🙂