4. Hafta – Bir susam tanesi…

Bu yazacaklarımı belki 2-3 hafta sonra sizler okuyabileceksiniz, belki de hiç okuyamayacaksınız…

İçimde varolduğunu düşünüp beni mutlu eden bir şey var bir susam tanesi kadar olduğu söyleniyor. Ben ona mucize diyorum, bir kadının hayatında yaşayabileceği en harika, en mutlu eden şey… İşte kelimelerin kifayetsiz kaldığı duygu seli…

Evet ben hamileyim! Henüz eczaneye gidip test almış, bakmış değilim. Ama hissediyorum o susam tanesini, sanırım hafta sonu cesaret edip gidip alacağım.  Büyük ihtimalle çift çizgiyi göreceğim.

Biliyorsunuz bir kızım var herşeyim dünyam… Ona hamile kalmadan önce çok gebelik testi yaptım hem de olur olmaz zamanlarda. Çok beklemiştik onu, çok özlemiştik biran önce gelsin istiyorduk aramıza, o kendi istediği zaman belki de bizim için en doğru zamanda gelmeyi istedi. İyi ki geldi…

Kızımdan sonra da iki sene kadar önce o çift çizgiyi tekrar görüp çok heyecanlanmıştım, heyecanlanmıştık. Hemen adet olduğu üzere eşi dostu arayıp haber edip, onları da heyecanlandırmış, sevindirmiştik ama bu kez yarım kalmıştı sevincimiz, heyecanımız… Yedinci ve sekizinci haftada duyulması gereken kalp atışını duyamamıştık. ‘Boş gebelikmiş’ benimkisi. Sonrası hüsran… sonrası kürtaj… Psikolojime ve bedenime inen bir neşter… Sevincimde yanımda olanlar zor anlarımda da yanımdalardı da öyle atlattım.  Çok şükür!

Bu maalesef son zamanlarda artan bir durummuş. Ben de blogger anneleri ve bu bloglara yorum yazan anneleri okudukça bu üzücü olayı yaşayan tek kişinin ben olmadığını anladım. Benim doktorum bunun yediğimiz içtiğimiz besinlerdeki giderek artan hormonlarla ilgili olduğunu söyledi. Ben yediğime içtiğime çok dikkat etmesem de en azından doğal olanı tüketmeye çaba gösterirken bunu yaşamış olmam yediğim herşeye şüpheyle bakmama sebep oldu. Bir de zamanı değilmiş demek ki diye düşünüyorum.

İnşallah o zaman şimdidir… Yani anlayacağınız ben haftasonu eczaneden o testi alıp yapsam da sekizinci hafta doktor kontrolüne gittiğimde kalp atışlarını görüp duymadan rahatlamayacağım. Kendimi o sesi duyacağıma inandırmaya, olumlu düşünmeye çalışıyorum. Çünkü ben şimdi bu mucizeyi içimde büyütmeye kendimi hazır hissediyorum. İnşallah O da sağlıkla gelmeye hazırdır…

Bu yazıyı yazdığım tarih 17.02.2012 kendimce 4 haftalık bir hamilelik yaşadığımı hesap ediyorum.

Halsizlik, bel ve sırt ağrısıyla uğraşıyorum. Bir de grip olacakmışım gibi bu aralar, boğazım ağrıyor. Ağzımdaki metalik tatta bugün geldi yerleşti. Dün iş arkadaşım grip olacağımı anlayınca bir avuç ilaç verdi, ”sakın hasta olma”dedi. Ağrı kesici, vitamin öyle şeyler işte, üzgünüm arkadaşım seninle paylaşmadığım için ama benim içimde bişi var onu rahatsız edebilir o ilaçlar diyerek ben onları içmiş gibi yapıp birini tuvalete, diğerlerini çantama attım. Elim doğal bir refleks ile karnıma gidiyor, anlayacaklar diye korkuyorum.

Bu güzel haberi vermek için kalp atışlarını duymayı bekliyorum… Şimdilik taslaklarda kalacak bu yazı, İnşallah 4 hafta kadar sonra paylaşılacak…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s