Kumrimle masallar diyarında…

Dün güzel havayı fırsat bilip kızımla Konak’a gittik. Önce şöyle bir Konak Meydanı turu attık, Saat Kulesini, güvercinleri ziyaret ettik. Kemeraltı’nı gezmek istesem de kızım bu alışverişe meyilli gezintiden hoşlanmayıp ”sıkıldım” demeye başlayınca bende o küçük ayakları daha fazla yormaya kıyamadım. Kızların doğasında alışveriş yapmak vardır diye bilirdim ama bizimki babası gibi hiç hoşlanmıyor, kendine de alınacak olsa öyle kıyafet baksın beğensin zevk almıyor, hele ki denemekten nefret ediyor. Ama yok yolda gördüğü her türlü oyuncağa bakmaktan bana da göstermekten geri kalmıyor. Ama şükürler olsun ki öyle bana oyuncak al diye ağlayıp sızlayan, çarşıyı annesinin başına yıkan bir çocuk değil benim kızçem, ”hayır” dediysem şansını zorlamaması gerektiğini bilir tabi her çocuk gibi istekleri de olur. Bizimki de saat istedi o gün. Ben ”kızım sen saati bilmiyorsun ki, öğrendikten sonra sana istediğin saatten alırım dedim” Kumri bir iki mızmızlandı falan ben oralı olmayınca elele tıpış tıpış yürümeye devam etti. Sonrasında da dedi ki ”Ama Yağmur’un var”. Offff işte bana bunu yapma!!! Nedense bunu çok dert ettim. Bütün yelkenler indi. Ona çaktırmadan fellik fellik saatçi aradım neyse ki buldum ve aldım. Ne yapayım aldım, dayanamadım… Oyuncak gibi bişi ucuz da bir şey (biliyorum sevgili okuyucu önemli olan miktarı değil yaptığım bilinçli anneliğe sığmaz). Ama onun gözlerindeki mutluluk, yanağıma kondurduğu sıcacık öpücükler, teşekkür ederim annecim deyişi için bu hatayı yine yeniden yapardım sanırım.

 Sonra birlikte Hansel ile Gratel masalından uyarlanan 5 Taş Çocuk Tiyatrosunun sunduğu Tiyatroya gittik. Orada da çok eğlendik. Hansel ile Gratelin masalını çok eskiden bilmeme rağmen kızım için okuduğumda. Ormanda çocukları bırakan üvey de olsa anneye sinir olmuştum. Bir çocuk annenin çocuğunu bırakmasını nasıl algılardı. Ama neyse ki tiyatro da öyle olmadı annenin azıcık bir hırsı vardı. Dolayısıyla masalın bu şekilde uyarlanması benim işime geldi. Kumri mutlu ben mutlu :) 

Ve tiyatrodan çıktığımız andan itibaren Kumricim sürekli kendimizin yapacağı Şirinler tiyatro gösterisinin planlarını, kostümlerini, oyuncularını anlatıp durdu. Seyircileri bile ayarladı. Bende çoğu zaman yürüttüğü akıl karşısında kocaman gözlerle ve de gerçekten ilgiyle onu dinledim. Bana kostümcülük rolü düştü. Bozulmadım değil bana biçtiği role oysa ki ben Şirine olmalıydım neyse ki gargamel’den iyidir deyip kabul ettim kostümcülüğü. En yakın zamanda biçki dikiş kursu bişiler ayarlayıp kızımı hayal kırıklığına uğratmamalıyım!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s