Herkes yerini bilsin…

Kendimi anlatmak zorunda kalmaktan, aslında ben öyle biri değilim demekten hoşlanmadığım için bazen insanların beni yanlış tanıdığını farkettiğim halde o yanlışı düzeltmek için çaba sarfetmiyorum. Ya zamanı gelince nasılsa gerçek ben’i tanır diyorum ya da ben kendimi biliyorum o nasıl görmek , tanımak istiyorsa öyle tanısın deyip geçiyorum. Umursamazlığım kendimi anlatma sıkıntısını yaşamak istemememden kaynaklanıyor aslında.

Herkese aynı insan olmadığımın da farkındayım birde ben, bu çift kişilik yada çoklu kişilik meselesi değil tamamen karşımdaki insana karşı takındığım bir tavır, kalkan, kendimi çekme, koruma güdüsü… Şimdi ”ben insan sarrafıyım insanları öyle çözerim, şöyle bozarım” edebiyatlarına başlamayacağım hatta böyle konuşanlardan uzak durmak daha hayırlıdır, zira en çok onlar yanılır demedi demeyin. Benim ki doğal bir refleks, bir mesafe koyma durumu yaşıyorum ister istemez. Aldığım pozitif etki sonunda, hatta yeni tanıştığım insan bile olabilir bu, kendimi tamamen ortaya çıkarırım, saklama gereği duymam kendimi, bazen yeni tanıştığım insan bu halim karşısında şaşırabilir… Bazen de öyle bir negatif etki alırım ki inanılmaz duvarlar örerim, olabildiğince saklarım kendimi ondan. Ama bazen de ne öyle ne böyle, ortalarda dururum ki aslında bu pek tercih ettiğim bir ilişki değildir. Bana rahatsızlık vermesine rağmen maalesef çok zaman da insanlarla bu mesafede olmak zorunda kalırım.

Mesela iş arkadaşlığı böyle birşeydir bana göre. Duvarlar öremezsin aynı ortamı, uzun bir zaman diliminde paylaşmak durumunda olduğun için beni saklandığım yerden er ya da geç çıkartmaya çalışacaklarını bilirim. Kendimi tamamen açsam gerçek beni onlara tanıtsam başıma geleceği de tahmin edebilirim var mıdır Allah aşkına öyle birbiriyle kardeş kardeş geçinen iş arkadaşlığı. Gün gelir yüzüne en çok gülen arkandan en çok kuyu kazan olur… Hani bunlar tecrübeyle sabittir ki yazıyorum. O yüzden onlara koyduğum bir mesafe vardır kaç santim diyerek alay edeceklere diyorum ki bu da farkında olmadan yani ölçüp biçmeden kendiliğinden oluşuveren bir mesafedir.  

Ama gerçek dostlarıma, arkadaşlarıma kendimi sonuna kadar açarım. Onlar gerçek benle dalga geçebilirler, ona kızabilirler, onu hırpalayabilirler, ağlatabilirler, üzebilirler… ama bilirim ki onlar beni, duvarlarını yıkmış, kalkanlarını indirmiş, gerçek beni sevdikleri, anladıkları, anlamaya çalıştıkları yada ileride tanıyacakları için benimleler. Yanıldığım birkaç kişiyi saymazsak diyeceğim ama onlar da iyi ki hayatımda yer aldılar… Keşke hiç tanımasaydım diyemeyeceğim kadar çok önemliler benim için…

Kalkanlarımı en tepeye kadar kaldırdığım insanlar da var hayatımda anlatmama gerek var mı? Bir şekilde tanışıp tanıştığıma memnun olmadığım iyi ki aynı ortamı solumuyoruz dediğim. Ne olur bir daha görüşmeyelim dediğim…

Nasıl sınıflandırabiliyorsun demeyin, herkes yerini bilir benim hayatımda🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s