Kumri ve Dersimiz Atatürk

Eveeeet geldik bir Kumri psikolojisi köşesine daha…

İki akşamdır bu kız beni dumur ediyor, ağlatıyor… Onun üzüntüsü benim üzüntüm ne de olsa…

Önceki akşam uyku saati geldiğinde bana sarılarak uyumak istediğini söyledi, ah nasıl kırarım bazen onunla uyuyakalıyorum ama olsun. Bu sırada hemen uykuya geçmediğimizden bir süre sohbet ediyoruz… İşte o zaman dedi ki ”anne okuldaki arkadaşlarımın hep ablaları, abileri var; bazılarının kardeşleri var” (ben konuşmanın gidişatını pek beğenmedim tabi ama dinlemeye devam ettim.) ”sonra Kerem’in, Beliz’in de kardeşleri var” ben onaylayarak ”evet annecim”. ”Keşke benim de kardeşim olsaydı değil mi? Ben ona yemek yedirirdim, bebek oyuncaklarımı verirdim.” ”İnşallah annecim belki bizim de olur” diyerek o anı kurtarsam da, sanırım bir süre gündemimizde asılı kalacak bu konu. Hevestir geçer belki de… Ama Meriç’in bu sözleri içime işledi ne yalan söyliyeyim. 

Kendimi düşündüm tamam şimdi kardeşimi kızım gibi seviyor, özlüyor bir gün sesini duymadan yapamıyorum falan da. Ben hiç kardeşim olsun istememiştim, olacağını öğrendiğimde dünyam kararmıştı. Çok kızmıştım ona ve anne – babama. Sırf tek kardeş olmasıyla övünen arkadaşım yüzünden olmalı… 

Dün akşam da öğretmenin verdiği ödev ile ilgili çalışma yapıyoruz. Ödev konumuz ”Atatürk”. Aslına bakarsanız ben ödev verilmesine karşıyım daha anaokuluna giden bir çocuk o yahu. Eve geldiğinde bizle oynamak, bebekleriyle oynamak, komşunun çocuklarıyla oynamak yani ”oynamak” istiyor. Dün  öğrenciliğime dönüp dönem ödevi stresine girdim resmen. Atatürk resimleri bulup slayt hazırladık arkadaşlarla. Akşam babamızın işi olduğundan dışarı çıkınca tamamen tümüyle benim başıma kaldı. Zaten Meriç’e nasıl anlatacağım stresim vardı, tam oldu. Meriç aslında kolay anlıyor, ben küçümsüyor muyum ne onun yeteneklerini. Akşam da öyle ona Atatürk’ü anlattım ki zaten sevdiği, özlediği bir yüce Türk Atatürk. Sonra slaytı izledik slaytımızın şarkısı da şu:   www.vidivodo.com%2Fvideo%2Fdersimiz-ataturk-sarkisi%2F645812&h=EAQFsNJoeAQEaMYMoF46BL2vq2L3uG sonra bizimkisi duygulanmasın mı? benden saklı ağlıyor, e Kumrimin ağladığını gören bende durur muyum bende ağlıyorum. Neymiş Atatürk’ü özlemiş… ”O ölse de kalbimizde yaşıyor, o senin ve onu seven herkesin onu özlediğini, sevdiğini bildiği için mutlu bla… bla.. bla…” diyorum ama nafile…

Kumri: Annesi de öldü mü?

Anne:  e-evet…

Kumri: Babası da öldü mü?😦

Anne: Annecim bizden çoook uzun seneler önce yaşamışlar, o kadar uzun kimse yaşayamaz ki…

Kumri: Babası da öldü mü? (ısrarla)😦

Anne:  şey evet…

Kumri: (o kadar üzgün ki) peki kardeşi? (bir umutla sanki)

Anne: Hayır (geveleyip, ne yapıyorum ben sarmalında dolanıyorum)

Kumri: (Gözlerinde ışıltı) yaşıyor muuuu?

Anne: evet (maalesef o anda pişman oldum ve  yaptığım hatanın farkındayım)

Kumri: O zaman önce Anıtkabir’e gidip içeri girelim. Bak burda içeri girmiş herkes (Anıtkabir fotoğrafını gösteriyor) sonra kardeşinin yanına gidelim, bizde onunla kalalım yalnız yaşamasın.

Anne:  Annecim olur mu hiç, herkesin kendi evi var, işi var… kem küm (gördüğünüz gibi saçmalamaya devam ediyorum)

Kumri: Hem Yağmurlar da bizi özler di mi? (komşumuzun kızı)

Anlıyacağınız anne Dersimiz Atatürk’ten çakmıştır. Çakılı kalmıştır üstelik… Ama dersini de almıştır.

Yalandan uzak tutmaya çalışırken anı kurtarmak için söylediğim yalana mı yanayım, kızımın Atatürk için ve onun ailesi için yaşadığı derin üzüntüye mi?

Ha içindeki Atatürk sevgisine, minik kalbinde taşıdığı kocaman sevgiye hayranım o ayrı… 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s