Zeytin Ağacım…

Gözümü açtım Zeytin ağacıyla tanıştım. Babam da öyle, dedem de, onun dedesi de…

Ben herkesin zeytin ağacı vardır sanırdım çocukken, herkes yemeğini zeytin yağıyla pişirir sanırdım, herkes kahvaltı sofrasında kendi zeytininden yer sanırdım.

Değilmiş. O zaman ben herkes benim gibi şanslı değilmiş diye düşündüm, memleketimden uzak nereye gitsem özledim zeytin ağacını, memleketimden uzak olmanın burukluğunu daha da hissettirdi bir de onun yokluğu… 

Zeytin ağacı kuşaklar boyu ailemizin en sadık dostu olmuş, bebekliklerimizde salıncağımız dalına kurulmuş, eşsiz gövdesinde sakinleşmişiz. Onun kocaman gövdesinde saklanarak oynamışız saklambaçımızı, en büyük çocukluk atraksiyonumuzu, en büyük ağacın, en tepesine çıkarak yapmışız. Ya da gölgesine uzanmışız boylu boyunca kollarımızı başımızın altında kenetleyip uçsuz bucaksız dalları arasından sızan güneşe anlatmışız deli dolu hayallerimizi…

Her hali başka güzeldir de en sevdiğim yaş aldıkça artan heybeti, gösterişli gövdesinde çoğalan kabuklarıdır, hep yeşildir, nazı kaprisi de yoktur. ilk beş-altı yıl ürün alamazsın belki ama sonra yağmurunu alsın yeter ki torunlarının torunlarına daha da sonraki kuşaklara yeter de artar, yağa, zeytine boğar. Az şey ister çok şey verir, neler mi? Yağ, meyve, sabun bir de şimdilerde yaprağından çay… 

Sabırlıdır zeytin ağacı, onunla aynı iklimde yaşıyorsan sen de öğrenirsin sabırlı olmayı. İlkbaharda çiçeklenmeye, Eylül- Kasım aylarında renk değiştirmeye başlar yeşilden mora sonra siyaha döner. Zeytin hasadı başlı başına bir yazı konusu olmalı aslında. Eğer eşle dostla imece usulü yapılıyorsa soğuk havaya rağmen eğlenceli geçer, sıcacık anı olarak kalır bir sonraki hasada kadar. (Teknolojinin gelişmesi zeytin toplama konusunda da kolaylık sağladı, daha az insanla daha az hasarla toplanıyor şimdilerde)

Zeytin ağacının benim, ailem ve memleketim için değerinden, öneminden bahsettim de mitolojide de ayrı önemi değeri vardır, kutsal anlamlar taşır, yeniden doğuşun, barışın sağlığın, güzelliklerin sembolüdür, hakettiği değeri en çok kutsal kitaplarda bulur. Zeytin ağacı kadar efsaneleşen bir başka ağaç da yoktur. İnsanlığın barış ümidi olmuştur zeytin dalı… 

Nerdeyse fotoğraf çekmeye başlamamla ”Zeytin” konulu belgesel Fotoğraf serisinin kafamda şekillenmesi aynı zamanlarda olmuşmasına rağmen hala gerçekleştirememiş olmanın üzüntüsünü yaşarım bir de ben. (Tarihe not düşülsün ki gereken yapılsın) 24.12.2011

Zeytin Ağacım…” üzerine 4 yorum

  1. Ya Şükriyem nası sıcak bi yazı. Bizde de zeytin damarımızda akan kana karışan bişeydir. Üzüntümüzün, sevincimizin kaynağıdır. Annemin çatlamış ellerinin sebebi, dualarının başı ve sonu olmuştur yıllarca. Ama zeytin bana en çok babamı anımsatır. O babam ki evlatları kadar kollayıp korudu ağaçlarını ve onların altında verdi son nefesini.. Zeytinin bendeki anlamı şükürdür övünçtür kayıptır .. Bu yüzden çok kendime ait hissettim yazını … Çok sevdim.

    • Canım çok duygulandım yorumuna sanırım ağlıyacağım😦 Babacığına Allah rahmet eylesin… İkimizin ortak paydalarından Zeytin bilirim. Sende çok güzel anlatmışsın iki üç cümleyle de olsa Zeytinin önemini, değerini. Özellikle bu yazının altında seni görmek çok mutlu etti beni.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s