İmrendiğim insanlar var benim…

Bu listeyi niye yaptım bilmiyorum, twitterda bir ikisini paylaşırken baktım koca bir liste oluşuyor bir blog yapar dedim toparladım. Buyrun:

Matematiği çözmüş kişiler mesela nasıl yer etmişse bende ilk aklıma gelenler onlar oluverdi. Hani öyle Matematik dehaları falan değil onlar zaten başka bir alem onlar el üstünde tutulasılar, tahtırevanla gezdireliseler, benim bahsettiğim LGS, KPSS gibi sınavlarda Matematikten 10-15 net  çıkarmış şahsiyetler ve bilumum sayısalcılar.

Çocuklarını saat gibi kurmayı başarmış anneler var. Yemek saati, uyku saati, meyve saati, o saati bu saati şaşmadan tıkır tıkır işliyor maşallah. Ben dünyamı şaşırıyorum bi yemek saati için onlar şaşmıyor… Öperim ben o hatunları.

Bir de böyle Misafirin yanında bile kek pilav yapsalar böyle iki pıt pıtla kek ayrılıverir kabından, o pilav tane tane dökülür kaşıktan. Gerçekten iyi pilav yaparım, kek yaparım kolaydır ya hani sık da yaparım. Ama bazen özellikle de insan içine çıkaracağım zaman ya pilavım lapa olur ya da kekimin yarısı kalıptan ayrılmak istemez. 

Bilimum diyet listelerini mutemadiyen uygulayanlar vardır, bense öyle bir liste tutuşturulmuşsa elime inadına yeme arzusuyla dolar taşarım.

Hiç çay kahve içmeyen insanlar sağlıklı yaşamak adına. Onun yerine adaçayı içerler, ıhlamur, kuşburnu. Benim grip olduğumda falan aklıma gelir onlardan içmek. Onlara da çok şaşırırım, iradelerine, kahvenin kokusuna karşı koyabilmelerine. Kahvemi de onlar için kaldırıyorum şuan…

Bir de süper araba kullanan hatunlar var, (süper araba kullanan hatun derken o direksiyona yapışan hatunlar üzerine alınmazsa sevinirim) trafikte görüyorum onları nescafesini yudumluyor, rujunu sürüyo bense hayran hayran bakıyorum.

Giyinmeyi, takıp takıştırmayı, alışverişi her hatun gibi severim bende ama o daracık kabinlerde giy-çıkar olmadı tekrar olayı olmasa… Bana işkence geliyor resmen. Benim beğendiğim pantalon hemen oturmalı mesela üzerime, giydiğim ayakkabı da öyle. Aksi halde sıkıcı oluyor sonrası. Ama ben bundan acaip zevk alan hatunlar biliyorum. Şapka çıkartıyorum onlara…

Haftada bir kitap bitirebilen insan! masamda birikmiş kitaplara can sıkıntısıyla bakıp onlara bir Adam Fewer, bir Oğuz Atay gibi inanılmaz saygı duyuyorum.

Sabah erkenden kalkıp eşofmanları giyip sağlıklı yaşam felsefesiyle yürüyüşe çıkan insan sen gerçek misin? ben sadece bunun hesabını yapıyorum o bile yorucu geliyor da sonra en iyisi bir saat daha uyuyayım, ütü yapayım, yemek yapayım diyerek kendimce bahanelerimle mutlu mesut yaşıyorum.

Fotoğraf kursuna, dil kursuna, dans kursuna gidebilen çalışan anneler müthiş görünüyorlar kesinlikle, kuaföre gitmeye bile zaman bulamıyorum da ben😦

Tatil gününde evinde dinlenebilen hatun var mı ya, şöyle ayaklarını uzatıp ohhh gel keyfim gel diyen. Ben diyemiyorum ne zaman öyle birşey yapacak olsam bir toz zerresi, bir kırışıklık, yemek, ütü vs. vs. kafamın içinde uğultular yaratıyor. Sonra da tatil bitiyor…

Dolaptaki sebzesi, meyvesi çürümeden, bozulmadan değerlendirenler!!! Bende atmak istemiyorum ama yeriz, bitiririz, siler, süpürürüz diyerek aldığım sebzelerin, meyvelerin çürüdüklerini görmek beni çok üzüyor çok. Pişirsem dökülüyor, dolapta dursa çürüyor..

Kara kışa, soğuk havaya aldırmaksızın, ince çorap, topuklu ayakkabı, etek, gömlek kombinasyonu yapan hatunlara bakarken bile içim üşüyor, kendimi sıcacık pamuklara sarıp sarmalayasım geliyor yani ben onlardan da değilim.

Sevdiklerine özel günlerinde hediyelerini günler, haftalar, aylar öncesinden alan insanlar, son dakikaya bıraktığım, istediğim birşey bulamadığım sevdiğim insana hediyesini mahçup bir şekilde verirken hep onlar aklımdalar.

Evinde çiçek hayvan yetiştirenler. Gerçi denediğim tek hayvan su kaplumbağasıydı ama ölünce çok üzüldüm, depresyona girdim resmen. Yetiştirdiğim sebzeler sebze vermeyince onları da söktüm.

Ütü yapmaktan zevk alanlar, her kurutulan çamaşırdan sonra bekletmeden ütüye girişenler, jilet gibi pantalon ütüleyenler bundan zevk alanlar… Ne içiyor onlar bende aynından içmek istiyorum zira bir tepecik oluşturan ütü sırası bekleyen çamaşırlarım var.

Bir de salçasını, tarhanasını, yoğurdunu, turşusunu, reçelini kendileri yapanlar, doğal beslenenler. Reçel, turşu tamam da gerisi annemden. Ama bende yapabilmek istiyorum.
    Kayınvalidesiyle kanka olabilen gelinler… Söyleyecek birşeyim yok onlara🙂

Cep telefonu ekranında hiç çizik olmayanlar.

Zor sudokuyu zorlanmadan çözenler.

Hergün saçına fön çekenler.

Hala lise günlüklerini koruyabilenler.

Sistemli ders çalışanlar.

Çalışmadığı halde 90-100’den aşağı not almayanlar (dur! bu sinir olduklarım listesine ait bir maddeydi.)

Bunları başaramış olsam da en azından yapabilenlere saygı duyuyorum, imreniyorum tamam tamam kıskanıyorum. 16.11.2011

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s