Hadi, Hadi, Hadiiii!

Hadi kızım yemeğini yeee! Hadi kızım kalk giyin, geç kalıyoruz. Hadi biraz hızlı yürü! Hadi, hadi… hadiii!

Geçen yine Meriç’e yemek yedirmeye çalışırken ve peş peşe hadileri sıralarken,  kaç kez hadi dedim acaba diye düşündüm, birden sebebini bilmediğim bir sızı çöreklendi içime. En az yüz kere ‘Hadi’ demişimdir ve kendimi onun yerine koyunca çok sıkıcı geldi sürekli hadi hadi hadi diyen bir anne olarak kendim. Ona tekrar baktım tüm sabırlılığımla gözlemledim yemek yemek onun için zaten gereksiz bir olay elinde olsa yemek zamanlarını alır oyun zamanları olarak değiştirir seve seve hemde (yemek ve uyku dışındaki zaman = oyun zamanı) O yemek yerken oyunlar yapıyor, konuşuyor, dolaşıp geliyor bu hep böyle…

Bir daha ‘hadi’ demeyeceğim diyemesem de hadileme işini azaltmaya karar verdim. Sadece sıkıcı bir anne olmak istemediğim için değil, bunun kızım için de olumsuz etkileri olacağı muhakkak olduğu için. Bencillikle suçluyorum çoğu kez kendimi kendi yaşam koşturmacama kızımı da sürüklemek istiyorum oysaki o bir çocuk, o yavaştan, geriden, iyice inceleyerek, sorular sorarak, sorgulayarak yaşıyor. Yemek olayında da maalesef bencilliğimin etkisi çok fazla, çünkü o yemezse benim yediklerim boğazımdan geçmiyor geçse de içime sinmiyor. Neymiş o yesin ki ben de yediklerimin tadına varabileyim ve vicdanım rahat olsun.

‘Unutkan erkekler, Hadileyen anneler’’ isimli bir kitap gördüm az önce yazarı Fatma Torun Reid, içeriğini tam olarak bilmesem de tahmin etmek zor olmasa gerek benim gibi anneler için. Ben bu kitaptan tamamen habersiz olarak rahatsızlık duymuştum kendi hadilememden ya neyse! Vizontele’de Deli Emin: ‘şerefsizim bu benim daha önce aklıma gelmişti’’ diyordu Televizyon için benimki de o hesap oldu. Bu kitabı ben yazmalıydımmm! (şaka). Okumadan kitapla ilgili yazıyorum bari alıp okuyayım da ondan sonra devam edeyim.

Hiçbir şekilde uzman görüşü olmasa da ben yine de tamamen kendi davranışlarımdan sonuca ulaşıp sizlere demek istiyorum ki sevgili anneler, babalar çocuklarımıza biraz zaman tanıyalım, bizim kadar hızlı olmasını beklemeyelim onlardan, çocuklarımız çevrelerine bakınsınlar, tanısınlar, incelesinler, öğrensinler, tanısınlar… Biz bir koşturmaca içindeyken doğadaki çoğu güzel, ilginç şeyi ıskalayarak yaşıyoruz bari o bunları fark ederek yaşasın, en önemlisi de -başta benim için- bir öğün iki öğün yemezse yemesin ya! (bunu nasıl uygulayacağım bilmesemde ciddi olarak deneyeceğim, tarihe not düşmek için yazıyorum yapamazsam utanayım kendimden)

Hadilemeyi bırakalım kampanyası gönüllü elçisi Şükriye Korkmaz 🙂 25.10.2011

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s